UzUn EşEk FeLsEfEsİ

"Hayal etmek, bilmekten daha önemlidir." Einstein

Sitedeki yazıların tamamı "Nora de Roland" tarafından yazılıp tüm haklı saklıdır.

Saçmalardan Seçmeler 2



 
Bir anlık umutsuzluk öldürmeye yeterken,
Bir anlık umut yetmiyor hiçbir şeyi kurtarmaya..
 
Elimizde avcumuzda kalan,
Bir-iki damla aşk kırıntısından başka
Hiçbir şey kalmamış geriye..
 
Anıların yeri, sararmaya yüz tutmuş fotoğraflarda,
Anılarsa unutulmaya mahkumların hapishanesinde..
 
"Unutma beni.. Unutama beni.." dizeleri tırmalarken kulaklarımı
Şu anda, tam şu saniyede
"Aklından geçen ne?"
"Yanında kim var?"
"Beni seviyor musun?" diye düşünmektense
Gene boş bir vaatte bulunuyor kalbim,
Gidiyorum..
 
Belki gitmiştim çoktan.
Haberin olmadı..
Belki öldüm..
Belki sen öldürdün..
Belki hiç yaşamamışız!
Umrumda değil inan.
 
Neye alışmıyor ki insan?
 

 
"Mutluluk", dedin, "adı yok telefon defterimde.."
 
"Mutluluk" dedim, "çocukluğumuzda kaldı.. Elma şekeri aldığımızda gülümsediğimiz günlerde.."
 
"Elma şekeri mi kandırırdı seni şimdi? İstesen dönebilecek misin eskiye?" dedin..
 
İmkanı yoktu söylediklerinin..
Ama imkanı yoktu soran gözlerine "hayır" demenin..
 
Sayende bir olmadığım o kalmıştı
"Yalancı" da oldum..
"Evet" dedim.. "İstesem gene elma şekeri güldürür beni.."
 
Oysa ikimizde biliyorduk, ne elma şekerleri, ne futbol topları, ne oyuncaklar
Geriye döndürmeye yeterdi bir şeyleri
Ne de mutluluğu bize verecekti geri..
 
Mutluluktu,
Değerini bilemediğimiz sevgili..
O gidince suçu gene ona attık
"Niye gitti ki? Gitmesi mi gerekti?"
 
Saçlarını rüzgarda dağıtarak,
Bir aralık günü ayrıldı aramızdan mutluluk..
Elinde taşıdığı bavulunda kaldı
"Güven, huzur, umut.."
 

 
Hayret.. Bana göre iş sadece bir kurşuna kalırdı bazen..
O kadar kolay değilmiş ölmek!
Gözlerini son defa açacağın bulutlara "elveda" diyebilmek..
 
Şizofren bir aşkla bağlandığın herşeyin
Bir halüsinasyon gibi belirmesi gözlerinin önünde
Ve aslında tek hata,
Yorganın altına sığınarak ısınmayı bekleyen
Bir çakma yazarın ilhamının gelmesi..

Saçmalardan Seçmeler



 
Kendi gerçeğinden kendini sakladın..
Yazık ettin kendine be çocuk!
Seni senden başka kimse gerçekten sevemezdi ki..
 
Issızdı, bilirim, ayazdı geceler..
Buz tutardı iliklerine kadar sokaktakiler..
Senin bir paçavraya sarılıp sokağa atılmış kalbindi gerçeğin,
Onada sahip çıkamadın ya,
Yazık ettin kendine be çocuk!
Onu senden başka kimse sahiplenmezdi ki..
 
Kendi kendini
Aynadaki seni inkar ettin sen!
Ne demek bilir misin kendine küsmek?
Her sabah aynı bulantıyla uyanmak..
Her öğlen, gün ne zaman bitecek demek..
Her gece uyurken, ertesi gün yaşamayı istemeyip
Aslında içten içe bunu delicesine umut etmek..
 
Budur insan olmak!
İnsanoğlunun lanetini kanının en küçük molekülünde hissetmek..
 
Budur yaşamak!
Yaşama sevinci diye içine çektiğin havanın egzoz dumanı olduğunu umursamamak..
Umursadığın ansa ölmek istemek..
 
Budur belki sadece sen olmak!
Buğulu bir cama ismini yazıp
"Ben burdayım!" demek..
İsimsiz mektupları yazıp yazıp gökyüzüne göndermek..
Sahibi olmayan melekleri sahiplenip
Bulutları kucaklamak..
 
Şeker kokan silgilerde çocukluğunu bulmak,
Kaç yaşında olursan ol, papatya falları istediğin gibi çıkınca sevinmek..
Mırıldandığın parçanın radyoda aynı anda çalması,
Dört yapraklı yonca belki yaşama sevinci..
 

 
Kim bilir, kim ne diyebilir ki?
Tıpkı bu şiiri beğenmeyip fena değildi gibisinden yorum yazmayı düşünenlere geri dön butonuna basmalarını rica edeceğim gibi 
 
 
Megaloman değilim, megalomanyağım. İtirazı olan? (:

<<Önceki Sayfa |1/ 2|

Son Yorumlar


Arkadaşlar