Pierre ellerini ceplerine sokmuş, yavaş yavaş
alıştığı bu şehrin çiçek-egzoz karışımı havasını içine çekiyordu. Tam o
sırada bir fren sesiyle irkildi, arkasına dönünce gözleri büyüdü:
-Jasmina teyze!!!!!!!!!!!!!
***
-Çok garip.. Hımm...
-Nedir?
-Oğuzhan bey. Hareketlerinizle test sonuçlarınız uyumlu değil.
-Anlayamadım.
-Test sonuçlarına göre normalsiniz ama davranışlarınız gene..
-Gene?
-Eskisi gibi. Kasıtlı yapmıyorsunuzdur umarım, yoksa anlarız.
"Aptal. Tehdite bak" diye geçirdi içinden.
-Hayır, bilinçli yaptığım hareketler değildi.
-Hımm..
-Ne olacak şimdi?
-Bu demek oluyor ki..
-??
-Bi süre daha bizimlesiniz.
Gülsün
mü, üzülme taklidi mi yapsın, anlamadı. En iyisi bi mimik bile yapmadan
odayı terk etmekti. Sessizce çıktıktan sonra koşarak Beril'in odasına
girdi:
-Kalıyorum!!
Birbirlerine
sarıldılar. "Şizofrenik bir aşk"tı belki ama diğer aşklardan çok daha
güzeldi. Beril'in tedavisi bitene kadar Oğuzhan'da düzelememiş gibi
davranacaktı, Beril iyileşmek için elinden geleni yapacak, hastayım
bahanesiyle gitmediği terapilere gidecek, hademeyi korkutmak için
"odayı örümcek bastı" diye bas bas bağırmayacaktı.
Oğuzhan'sa tam tersi, çok donuk, tepkisiz olacak, grup terapilerine katılmayacak, inziva halinde sadece Beril'le konuşacaktı.
Dışarı
çıkınca ne olacağını ikiside kestiremezdi ama istedikleri tek şey
birbirlerinin hayatından çıkmamaktı. Yazık ki, ikiside bunu birbirine
söyleyememişti.
***
-Pierre..
-Teyze..
-Ağlama, üzülüyorum.
-Sen...Sen iyi misin?
-Kaza..
-Sen..., Pierre hıçkırıklarını tutamıyordu.
-Pierre, iyi dinle beni. Burdan çıkamayabilirim, yaşlıyım..
-Öyle deme!
-Dinle.
Beril'in hastanesinin adresini vericem sana. Ölürsem onun yanına git,
iyileşene kadar sürekli onu ziyaret et. Seni anlamıyor görünsede anlar
o. Evde istediğin kadar kalırsın, yaşasamda yaşamasamda.
-Teyze..
-Benle geçirdiğin günler için çok teşekkür ederim evlat.. Ama bu kulunda süresi dolmak üzereymiş demek ki..
-Yalvarı..yorum.. Böyle konuşma, diyerek istavroz çıkardı Pierre.
-Ha ha.. diyerek güldü Yasemin. Ne garip. Ölürken yanımda bir imam bekliyodum, rahip çıktı, dedi.
-Ne ölmesi teyze?
-....
Yasemin
gözlerini kapadı. Genç çocuk başını hastanın yatağına dayadı ve gözleri
şişene kadar ağladı. Ne makinadaki düz çizgi, ne ilerleyen saat, ne ona
kalkması gerektiğini söyleyen hemşire umrunda değildi..
Teyzesi yukarlarda bir yerden ona bakıyor olmalıydı şimdi. İstavroz çıkarmıştı çünkü..
