01.12.07 - 10
-Kötü haber, diyerek kantindeki Oğuzhan'ın oturduğu sandalyeyi çekti Beril. Hemde çok kötü.-Noldu?-Test sonuçlarıma baktılar.-Eee?-Hâlâ kalmam gerekiyormuş.-???-Bakma öyle.. Bukle
bukle dökülen siyah saçlarına baktı Oğuzhan. Ağlamasada ağlıyor gibi
duruyordu gözleri Beril'in. Simsiyah, gecedende siyah, zifiri siyah.. Öyle ki onlara daldığında yolunu şaşırıp kaybolmuştu. Kendini
kaybetmişti onda, hâlâ bulamıyordu. Hastaneden çıkarken elinden tuttuğu
kişinin Beril olmasını istemişti. Ama Beril'in tedavisi hâlâ bitmemişti. -Ne
yapcaz şimdi? Senin gitmeni bekliyorlar, benimse kalmam gerek. Bak...
Çok zor şeyler yaşadım, anlattım hepsini sana. En yakınım sandığım
insanlar bilmezken sana söyledim. İçimden birşeyler, sende bana ait bir
his buluyor, bırakmamalıyım seni. Ama sen gidersen, ben çıkamazsam tüm
büyü bozulur. -Beril.. -Bak, saçma gelecek ama ne biliyim işte. -Beril! -Çıkamıyorum lanet olsun! -Seni seviyorum! Bunu
elini tutarak söylemişti. Bir sessizlik oldu, Oğuzhan başını ellerinin
arasına alarak masaya dayandı, Beril'se iri siyah gözlerini ondan
ayıramıyordu. -Saçma gelecek demiştin. Asıl saçma bu işte! dedi sinirle Oğuzhan ve kalktı. Gitmeye davranırken Beril kolundan tuttu: -Dur! Gitme!.. Sen, benim seni sevdiğimi bugüne kadar anlayamadın mı? dedi soran gözlerle. Bir akıl hastanesinin şahit olabileceği en mutlu sahneydi o an belkide.. *** -Hazır mısın? -Evet! Geliyo..rum! Pierre hızlıca merdiven basamaklarını ikişerli üçerli atladı ve "Jasmina teyzesinin" yanına gitti. -Dur şimdi bekle, taksi çağırmalıyız. -Tamam teyze.
Baglanti
Yorum yaz! :
Arkadasina Gonder!
0yorum yazilmistir
<<Önceki Sayfa
|/ |Sonraki Sayfa>>